Tekrarlayan Gebelik Kayıplarına Güncel Yaklaşım

Fatih Esen | Gebelik & Doğum | 0 Yorum

Çocuk sahibi olmaya çalışan kadınların yaklaşık %5’inde tekrarlayan gebelik kayıpları görülür. Bu oran ileri yaşlarda daha da artar. Tekrarlayan gebelik kaybı tanımı son dönemde değiştirilmiştir. Önceden ardışık üç veya daha fazla düşük olduğunda bu tanım kullanılırken artık iki veya daha fazla düşük olması tekrarlayan gebelik kaybı olarak kabul edilmektedir. Düşük için farklı tanımlar yapılmaktadır. Bugün için en geçerli olan tanım 20 haftanın altında gebeliğin kaybedilmesidir.

 

TEKRARLAYAN DÜŞÜKLER NEDEN OLUR?

Bebeğin genetik yapısının bozuk olması erken dönemde gebelik kayıplarının en sık nedenidir. Gebeliğin başlangıcında kaybedilen bebeklerin yaklaşık % 50’sinde bebeğin genetik yapısında bozukluk tespit edilmektedir. İleri yaş gebeliklerinde bu oran daha da artmaktadır. Kanda pıhtılaşma bozuklukları, hormonal düzensizlikler ve rahimin yapısal bozuklukları diğer önemli tekrarlayan düşük sebepleridir. Tekrarlayan düşükleri olan hastaların büyük bir kısmında ne yazık ki altta yatan neden net olarak saptanamamaktadır. Nedenin net olarak anlaşılamadığı hastaların % 75’i gününde birinde çocuk sahibi olabilmektedir. Bu oran genç 20’li yaşlarda % 90’a çıkmakta, 40 yaşında maalesef % 20’ye düşmektedir.

İleri yaş hem bebekte kromozom bozukluğu oluşma riskini hem de anne adayında şeker hastalığı ve diğer hormon düzensizliklerinin görülme sıklığını arttırırdığı için düşük nedeni olabilir.

Tekrarlayan düşük yapan hastalarda, % 5-20 arasında değişen oranlarda antifosfolipid sendromu adı verilen bir hastalık düşük nedeni olarak tespit edilmektedir. Antifosfolipid sendromunda kanda pıhtılaşma ve damar tıkanıklığı riski artmaktasır. Bu hastalığın tanısı kanda yapılan testlerle konulur. Kan testlerinde hastalık belirteçlerinin yüksek bulunması, hastanın 3 veya daha fazla 10 hafta altında düşük yapması, 1 veya daha fazla 10 haftanın üzerinde düşük yapması veya gebelik zehirlenmesi (preeklampsi) ya da gebeliğe bağlı yüksek tansiyona bağlı erken doğum yapması durumunda antifosfolipid sendromu tanısı konulur. Son yıllarda 2 veya daha fazla düşük yapanlarda da artık bu hastalığın testlerinin yapılması önerilmektedir. Eğer yapılan testlerde bakılan hastalık belirteçleri yüksek bulunmuşsa 6-12 hafta arasında testler mutlaka tekrar edilmelidir. Eğer hastalık tanısı konulursa yeni gebelik olduğunda tüm gebelik boyunca halk arasında  “kan sulandırıcı” olarak bilinen antikoagülan ilaçlarla tedavi yapılmalıdır.

Bazı başka kalıtsal kanda pıhtılaşma riskini arttıran hastalıklarında tekrarlayan düşüklerden sorumlu olabileceği düşünülmüştür. Ancak yapılan testlerin hiçbirinde bu hastalıkların tekrarlayan gebelik kaybından sorumlu olduğu net olarak gösterilememiştir. Dolayısıyla günümüzde, bilimsel olarak, kanda pıhtılaşma ve damar tıkanıklığı riskini arttıran tüm testleri yapmak yerine sadece antifosfolipid sendromunun tanısını koymak için yapılan testleri yapmanın daha doğru olduğu düşünülmektedir.

 

Olası hormon bozukluklarının tespiti için tekrarlayan düşüğü olan hastalarda yapılması önerilen testler:

  • Şeker hastalığını tespit etmekiçin açlık kan şekeri seviyesi ve HbA1C(son üç ayda kanda şeker seviyesinin ne kadar yükseldiğini gösterir) testi.
  • Tiroid bezinin hastalıklarına yönelik yapılan TSH ve TPO antikor seviyelerinin tespiti(tiroid bezinin az çalışmasına ve tiroid hormonu yetmezliğine neden olabilir)Kanda tiroid hormonu seviyesi normal olmasına rağmen tek başına TSH yüksekliğinin tekrarlayan düşük nedeni olup olmadığı konusu hala tartışmalı bir konudur. Bu konuda söz sahibi dünyadaki en etkin kurumlardan birisi olan Amerikan Üreme Tıbbı Cemiyeti (ASRM) TSH’ın 2.5 IU/L’nin üzerinde olan ve  tekrarlayan düşük yapan kadınların tedavi edilmesi gerektiğini düşünmektedir.
  • Kan prolaktin (süt hormonu) hormonunun seviyesinin ölçümü. Prolaktin hormonu tiroid bezinin yetersiz çalıştığı durumlarda yükselebilir. Prolaktin hormonunun yüksekliği bazen tek başına tekrarlayan düşük nedeni olabilir.

Rahimde (uterus) doğuştan olan  bazı şekil bozuklukları yada sonradan gelişen bazı problemler(dölyatağının içinde olan yada döl yatağına baskı yapan myomlar, döl yatağı polipleri ve geçirilmiş müdahalelere bağlı döl yatağında olan yapışıklıklar) tekrarlayan düşük nedeni olabilir. Tüm tekrarlayan düşük olgularının % 7’si doğuştan rahimde olan şekil bozukluklarına bağlıdır. Döl yatağında perde olanlarda (uterus septus) tekrarlayan düşük riski % 25’dir.Perdenin döl yatağını baştanbaşa ikiye ayırması düşük riskini önemli ölçüde arttırır. Rahimde, tekrarlayan düşük sebebi olabilecek problemleri önemli bir kısmı cerrahi olarak düzeltilebilir.

Çiftlerin herhangi birisinde olabilecek kromozom bozukluğu da tekrarlayan düşük nedeni olabilir. Ancak çok sık değildir (% 3-5). Tanı konulabilmesi için hem kadından hem erkekten kan alınarak kromozom testi yapılmalıdır.

Sigara içilmesinin, alkol tüketiminin, aşırı kahve tüketiminin de (günde 3 büyük bardaktan fazla)gebeliği olumsuz etkilediği bilinmektedir. Bu nedenle gebelik sırasında ortaya çıkabilecek riskleri düşürmek için özellikle sigara ve alkol tüketiminden vazgeçilmesi önerilir. Diğer bir risk faktörü kilodur. Özellikle aşırı kilolu hamilelik tek başına gebelikte düşük riskini arttırabilir. Tekrarlayan düşüğü olan kilolu kişilerde öncelikle kilo vermesi (vücut kitle indeksinin 30’un altına düşürülmesi) önerilir. Vücut kitle indeksi internette de rahatlıkla bulunabilecek basit bir formulasyonla kolaylıkla hesaplanabilir.

Şimdiye kadar yapılan çalışmalarda, anneden bebeğe geçen herhangi bir mikrobun tekrarlayan düşük nedeni olduğunu gösteren net bir bilgiye ulaşılamamıştır. Bu nedenle annede herhangi bir enfeksiyon hastalığı taramasına ya da antibiyotik tedavisine gerek yoktur.

Tüm yapılan çalışmalara rağmen tekrarlayan düşüğü olan hastaların %40’ında her hangi bir neden tespit edilememiştir. Ancak 2 yıl içinde bu hastaların % 70’i sağlıklı bir çocuk sahibi olacağı unutulmamalıdır. Bu konu için belki de en umut verici bilgi budur. Altta yatan herhangi bir neden tespit edilememişse aile günün birinde büyük olasılıkla sağlam bir çocuk sahibi olacaktır.

Tekrarlayan düşüklerin nedenlerinin aydınlatılması ve uygun tedavi yöntemlerinin belirlenmesi için çalışmalar hala tüm hızıyla devam etmektedir.

 

Referanslar:

ACOG bültenleri-No:77 ,2007. No:132, 2012, No:138, 2013

ASRM bülteni-2012; 98(5)

Konu ile ilgili çok sayıda makale (ayrıntılı döküm istek halinde verilebilir)

Sosyal Medyada Paylaşın :
Footer 1
Footer 1
Footer 1
Footer 1
Footer 1
YUKARI